24 Ocak 2005
Hakkım Olan Bir Şeyi Almak Üstüne...
Bazen, kendini yolun üzerinde hissedersin.
Bazen, yoldan çıkmış olduğunu fark edersin.
Zaman veya yer fark etmez.
Sorular kafandadır, bunu bilirsin.
Hiçbir şey hissetmesen de,
"Vicdan" der yüreğgin...
Bastırmak istesen bile,
Bunu yapamaz ellerin...
Kim Yazdı:
VaGa || Saat: 21:20 ||
Bence...
25 Ocak 2005
Bunları, Yarın Sabah Unutmamak İçin Yazıyorum
Sabah uyandığımda, tekrar aynı yaşama dönmemek için yazıyorum bunları...
Çünkü, her gün biraz daha kaybediyorum aklımı...
İhaneti unutamıyorum.
Bunu yarın okuduğumda, hayatımın değişmesini şu an istediğim gibi büyük bir hevesle değiştirmeyi kendime sadece hatırlatması için yazıyorum.
Sen buradaydın,
Bunları yazdığını hatırlamayacaksın,
Ama şu an, git bir bak aynada kendine,
Yaşamak istediğin hayat bu mu?
Bu, senin değişmesini istediğin hayat!
Değiştirmek istediğin bir düzen bu!
Korkma, git aynaya bak şimdi!
Çok derinlere bak.
Aynaya bir bak...
Aynaya bir bak!
Çok derinlere...
Kendini göremeyeceksin belki.
Ama, şu an güneş doğmadan önce,
Ne düşündüğünü,
Ne hissettiğini hatırlamaya çalış
Hatırladığında, beni nerede bulacağını biliyorsun...
Kim Yazdı:
VaGa || Saat: 04:17 ||
Bence...
Taslar, Sorular, Ates... Bitecek Hepsi...
Sadece bir ruya bekli.
Belki de gercekten yasiyorum...
Aslinda, gercek olduguna inanmak istemiyorum.
Korkutuyor bu beni.
Yolumda bir suru tas var.
Daha once gorduklerim gibi taslar.
Sadece biraz daha azlar.
Yoksa ben mi daha buyugum oncekilerden?
Ne onemi var ki?
Biraz buyuk bir adimla,
belki biraz sicrayarak
Asabilecegim taslar degil mi bunlar?
Daha once de yapmadım mi ben bunu?
Peki simdi neden orada oylece bekliyorum?
Neden taslarin arasindan gelen sicak canimi yakiyor?
Ve ben buna izin veriyorum?
Neden bu atesin dibinde icim yanarken,
Etrafı gülümseyerek izliyorum?
Cok soru var sorulmus, sorulacak ve sorulan.
Ama hic birinin yanitini bilmiyorum.
Tek bildigim, buradan kurtulup,
yoluma devam etmek istedigim...
Kim Yazdı:
NaturelGS || Saat: 02:07 ||
Bence...
26 Ocak 2005
29 Ocak 2005
ôzûrsel Bi$eyley
Evet, dun log yazmam gerekliydi fakat yazmadim.
4 saat uykuyla duruyordum. Gune biraz heyecanli baslarken, bir arkadasimin intihara tesebbus haberini aldim. Cok keyifsiz bir gun gecirip, aksam biraz keyiflenmek icin film izlemeye koyuldum fakat filmi bile uyuyarak izledim. Film sonu da hemen yattim. Hos, filmden cok daha once yazmaliydim ama..
Her neyse, bu yaziya baslarken supheye dustum. Acaba 27 ocak gecesi yazdim da, hatirlamiyor muyum diye ama yamamisim. Iyı bir hafizam vardir. Cok kucuklugumu, gerekli gereksiz bir cok detayi dahi cok net hatirllayabilirim. Baskalarinin unuttugu detaylar... Ama son gunlerde benimle oyun oynuyor sarim hafizam... Bir seyleri cok net hatirliyorum. Nasil yaptigimi, o zaman nerede oldugumu, o anda baska neler yaptigimi, vaktin ne oldugunu, cevreyi... Gelin gorun ki bu hatirlatiklarimi yapmamis buluyorum kendimi... Bu bni korkutuyor... Yonetilen, yerime gecip yonetici olmak istiyor.... BUNA IZIN VERMEYECEGIM...
Kim Yazdı:
NaturelGS || Saat: 18:26 ||
Bence...
Artık Gökyüzümü Sadece Yıldırımlar Aydınlatıyor...
Gökyüzüm yıldırımlarla aydınlanıyor.
Karanlık renkler eşlik ediyor hayallerime...
Kim Yazdı:
VaGa || Saat: 04:06 ||
Bence...
30 Ocak 2005
Tamamen Siyah...
Hiç açmamış gibi çiçekler, hiç doğmamış gibi...
Düşündüğün gibi değil!
Çünkü kalbim çığlık atıyor. Hiç gücü kalmamış gibi bağırıyor sadece...
Kimsenin duymamasından yakınıyor.
Bir ilacı yok, hiçbir şey telaşını geçirmiyor.
Göğüsümden fırlayacakmış gibi atıyor...
Kalbi kanayan kimler var? Bir elini kaldırsın... Kalbi yerinden her gün sökülen kimler var? Her gün bu acıyı çeken kaç kişi var? Kaç kişi akşam yatarken kalbini yerden topluyor?
...ve bu acıyı hala hissediyor?
Kim Yazdı:
VaGa || Saat: 07:25 ||
Bence...