Bu Yazıları Kitap Halinde De Görmek İster Misiniz?
Nedir Bu Site?
Hayatın anlamsızlaştığını düşündüğün anlarda, biraz kafan karışır, zaman durur ya?
Hani, nesneler gözünde büyür... Olmadı küçülür ya, hayat aslında tüm hızıyla devam ederken?
Kendine gelebilmen tüm düşüncendir, gerçekleri bulabilmen...
İşte o an, bu düşünceler senin için her şeydir! Bunları anlatırken kelimeleri kullanmaya çalışırsın ya?
Şu, anlam yükleyip dibe batırdıgın anlamsız kelimeleri...
Hiçbiri seni anlatmaz; hepsi, verdiğin anlam ağırlıgıyla dibe batar.
Kendini anlatamadığın için, seni delirten kelimeler...
İşte o an, bu kelimeler senin için hiçbir şeydir!
Dikkat!
Siteden Zehirlenme Belirtileri:
-Şiddetli Baş Ağrısı ve Baş Dönmesi
-Bulantı ve devamında Kusma
-Nefes Alamama
-Kulak Çınlaması
-Şuur Kaybı
-Halsizlik, Bitkinlik
-Aşırı Susama
-Deride Kızarıklık ve Morarma, Kuruluk
-Nabız Zayıflaması veya Artışı
-Yüksek Ateş
-Kısmi Karıncalanma ve Uyuşukluk
-Uyku Hali veya Uykusuzluk
-Sarsılma, Solunum ve Kalp Durması
-Kalıcı Duyma ve Görme Bozuklukları
-Kalıcı veya Geçici Hafıza Kayıpları
-Davranış Bozuklukları
-Merkezi Sinir Sisteminde Aksama
-Şiddetli Titreme Nöbetleri
-Hiperaktivite
-Şiddetli Depresyon
-Yüzde ve Vücutta İstemsiz Kas Hareketleri
Belirtilerin herhangi biri görüldüğünde, kişi açık havaya çıkartılmalı ve kesinlikle uzman bir hekime götürülmelidir.
Köpekbalığı Oyunu...
İşte leziz oyunlardan biri daha...
Mouse yardımı ile köpekbalığına yön veriyorsunuz. Space tuşu ile de ısırmasını sağlıyorsunuz. Önünüze çıkan balıkları veya adamları yerseniz, gücünüz artıyor. Bu da daha uzun mesafeye yüzmeniz için lazım. Diğer önemli kriterlerden biri de sağlığınız... Balıkadamların bıçakları var ve siz onların önüne geçtiğinizde sizi bıçaklayıp yavaş yavaş öldürüyorlar. Bıçaklanıp sağlığınız azalsa da, balıkadamları ve balıkları yiyerek, tekrar eski, güzel, mutlu ve sağlıklı günlerinize dönebilirsiniz.
Sevdim, 660 yaptım. Tiryakilik yaratacak oyunlardan biri oldu.
Kolay gelsin =)
Önemli Not:Buraya
tıklayarak oynarsanız, flash daha hızlı çalışır. Daha iyi verim alırsınız. Ana sayfadan oynamak, bilgisayarı kasıyor bazen. Girmişken bence deyiverin =)
Bir kaç sağlık sorunu (bkz: zehirlendim) nedeniyle bir süre sizi VaGa ile başbaşa bıraktım ama artık buradayım... Doğrusu fazla yazacak bir şeylerim yok bugün ama tekrar düzenli yazmaya başlayacağım.
Hani "Geldi mi üst üste geliyor!" derler ya.. Aynen öyle oldu. 4 günde evde 4 kişi farklı şekillerde rahatsızlandı. Neyse, hastaneden bir iki not:
* Bana bakan doktor dişi, genç ve hoştu. Dolayısı ile ömrüm boyunca sevdiğim cok az doktordan biriydi.
* Diğer doktor fenerbahçeliydi, bunu yalnız olduğum bir sırada öğrendim. Doktor maç saatini öğrenmek istiyordu vs. Sonra yanıma annem geldi; bir süre sora yandaki hasta anneme: "Fenerli abiyi çaırsana bi.." dedi...
* Hastaneye Arap bir hasta geldi. Çat-pat İngilizce konuştular. Arap aksanıyla konuşulan İngilizcenin komik olduğunu fark ettim.
* Dinlenmek ve rahatlamak için başımı geriye atmış otururken, bir doktorun gelip "Senin başın hep böyle mi?", "Dik tutamıyor musun?" soruları içimden de olsa beni yardı. (ps: bu sırada serum yiyor ve öylece oturuyordum. doktorun da benimle bir alakası yoktu.)
Kim Yazdı: NaturelGS || Saat: 20:26 || Buna 6 Defa Bence Denilmiş...
25 Mayıs 2005
Hayata Dair... -1- Hayat, siz yaşantınıza devam ederken karşınıza çıkan engellerin genel adıdır. Bir gün, bir vadiyi geçmeye çalışırken size hiç olmadık sorunlar yaratır. Bazen "olmaz" dediklerinizi karşınıza çıkarır, bazen de imkansızı başarır. Güçsüz olanı ağlatır...
Başkalarına bakıp, onları sadece izlerken günün birinde kendinizi tam o vadinin eşiğinde bulursunuz.
Etrafınıza bakarsınız,
Kimse yoktur...
Halbuki herkes sizi izliyor, yardım etmeden...
Belki de halinize her seferinde gülüyor, siz fark etmeden...
Kim Yazdı: VaGa || Saat: 03:48 || Buna 6 Defa Bence Denilmiş...
26 Mayıs 2005
Yalnızlık...
Bir yalnızlık ki bu kalabalıklar içinde bile tek başınasındır. Ne etrafındakiler mutlu eder seni ne de uzakta olanlar... İçindekinin ne olduğunu bilemezsin. Aşk mı ? Özlem mi ? Acı mı? Mutluluk mu? Anlamsızdır her şey sanki hiç yaşamamışsındır bu duyguyu ama her yenilginin ayrılığın yaklaştığı vakit aynı duygular gelir oturur boğazına...
Kim Yazdı: berrakkgüzel || Saat: 22:29 || Buna 4 Defa Bence Denilmiş...
Hayata Dair... -2-Tamam... Şimdi mantıklıca düşünün. Hayat, sizin seçimlerinizin doğrultusunda karşınıza büyük bir engel çıkarmış olabilir... Soğukkanlılığınızı koruyarak, bu engeli aşmaya çalışıyorsunuz. Çevrenizde kimse yok, yardım sadece kendinizden gelecek...
İtiraf etmek gerekirse, hiç de fena bir fikir değil; ama hayat bu oyunların hepsini biliyor... Çünkü hepsi, daha önceden ona karşı oynandı... Kullandığınız her şey ona ait, her şey onun tarafını tutuyor!
?Aynada baktığım yüz benim mi?
Neden artık yabancı geliyor o zaman?
Tanımadık çizgiler gelmiş yerleşmiş göz kenarlarıma?
Zaman akıp geçiyor ama giderken izlerini bırakıyor.?
Hayatı boyunca beklemişti? Çekildi yaşlı kadın aynanın karşısından, biraz üzgün biraz şaşkın. Ne kadar güzeldi eskiden oysa. Herkes hayrandı saçlarına? Bal rengiydi saçları? ?O? da en çok saçlarını severdi zaten herkes gibi. Dokunurdu onlara ve ?ipek gibi? derdi. Bu yüzden hiç boyatmadı saçlarını yaşlı kadın. Evet, şimdi çoğu beyazda olsa hala arada bal rengi olanlar vardı. Onlara baktıkça mutlu oluyordu kadın. ?Onu? hatırlatıyorlardı çünkü. Dokunuşlarını? Hayatı boyunca beklemişti. Beyazlar nasılda yakışırdı. Elbisesini giyip sokağa adımını attığında herkes hayran kalırdı. Ama o tek birinin kendisini beğenmesiyle mutlu olurdu. ? Yine melekleri kıskandıracaksın? derdi onu beyazlar içinde gördüğünde. Doğru yatak odasına gitti kadın; dolabı açtı ve bir elbise torbası çıkardı. Özenle yatağa serdi, fermuarı yavaşça açtı ve sanki canlı bir şeyi tutuyormuşta incitmek istemiyormuş gibi çıkardı elbiseyi. Hala bembeyazdı. Çok uğraşmıştı sararmaması için. Tekrar aynanın karşısına gitti ve elbiseyi üstüne tuttu. Hala içine girebilecek kadar incecikti. Zaten istese de kilo alamıyordu. Yaşamak için yiyordu sadece. Yaşıyordu çünkü hala bekliyordu. En sevdiği renk sarıydı ve sarının en yakıştığı çiçek nergisti. ?O? bir gün avucunda tohumlarla çıkageldiğinde ne yapacağını şaşırmıştı. Hemen boynuna atlamıştı ama o sırada da tüm tohumlar yere saçılmıştı. Güldü yaşlı kadın kendi kendine. Nasılda uğraşmışlardı onları toplamak için. Dikmişlerdi sonra. Hayatı boyunca beklemişti? Koştu; pencereyi açıp bahçeye baktı. Tam mevsimiydi nergisin. Ne de güzel açmışlardı. Ya kokusu; bütün göğü sarmıştı sanki. Ah? içine çekti bütün kokuyu. Sonra gözleri doldu. Ne kadar çok ağlamıştı elinde bir buket nergisle ?Ona? veda ederken. Kapı çalındı. Gözlerini silip kapıya gitti. Açtı; Mahmut Efendi her zamanki saatinde gelmişti.
- ? Bir isteğin var mı diye soracaktım ..... teyze??
- ? Yok, Mahmut sağol; yalnız çocuklara söyle top oynarken dikkat etsinler nergisleri ezmesinler.?
- ? Olur söylerim, hadi iyi günler.?
- ? Mahmut dur. Şey diyecektim; mektup var mı bana??
Durdu genç adam, her gün bu soruyu yanıtlamak o kadar zordu ki. Gelmediğini söylediğinde yaşlı kadının gözlerine bakamıyordu artık. Şimdiye kadar hiç mektup gelmemişti. Hikâyeyi biliyordu Mahmut Efendi. Onsekizinden beri bekliyordu kadın.
- ? Hayır, ..... teyze! Üzgünüm.?
Durdu kadın, başını eğdi önüne?
- ? Sağol evladım? dedi.
Kapadı kapıyı. Elbisesini koltuktan aldı; odasına gitti. Biraz sonra üstünde elbisesiyle çıktı odadan. Cam kenarına doğru yürüdü. En sevdiği koltuğuna oturdu. Camdan dışarı baktı. Hava kararıyordu yavaş yavaş. Dışarıdan top oynayan çocukların sesleri geliyordu. Nergisleri ezmeseler bari diye geçirdi içinden. Tokasını çekti, saçları döküldü omuzlarına; biraz bal rengi ama çoğusu beyaz? Başını koltuğun arkasına dayadı. Derin bir nefes aldı; nergislerin kokusunu çekti içine. Sonra ağır ağır kapandı gözleri?
Kim Yazdı: drops || Saat: 17:08 || Buna 1 Defa Bence Denilmiş...
Sinema Önyargısı...Hani Star Wars Episode III vizyonda ya şimdi. Herkes onu konuşuyor. Çeşitli sinema forumlarına, gruplarına bakıyorum; art arda açılmış Zıtar Wörz başlıkları. Büyük bir yabancılıkla takip ediyorum. Hani ilk filmi ta 1977'de yapılmış olmasına rağmen, neredeyse "Nedir lan bu Star Wars" diye soracağım.
İlginç bi fanatizm gerçekten. MSN'den filan mesajlar geliyor: Vjjööyyynn, Czöörrvvvv. Işın Kılıcı taklidi yapıyorlar. Bense bu anlamsız mesajların anlamlarını Star Wars başlıklarını takip edince anlayabiliyorum.
Hah işte, tüm bu anlamsızlıklar yaşanırken garip bir sinema önyargım olduğunu fark ediyorum. Daha önce de açtığım sinema loglarında bahsetmiştim; bir yıla yakın zamandır sinema ile yakından ilgileniyorum. Haftada 2-3 film izliyorum ve fazlasını izlemeye özen gösteriyorum. Filmleri ise tavsiye ile vs. izliyorum çoğunlukla. İzlediğim filmlerin konularını, türünü, oyuncularını okumadan, film hakkında hiç bir fikir sahibi olmadan sadece adlarını bilerek izliyorum. Doğrusu bundan da müthiç bir keyif alıyorum.
Fakat bazı filmler vardır ki hiç ilgimi çekmemiştir, hiç izlemek istememişimdir. Sadece adıyla beni iter... Hatta Fight Club'u çok geç kalmış bir şekilde TV'de izlediğim için bu yüzden pişman olmuştum. Ama adında "dövüş" olan bir film ilgimi çekmez benim. Vizyondan bir çok film gelip geçti böyle. Biri de Star Wars. Hiç Star Wars izlemedim ben. Hiç de izlemek gelmiyor içimden. Tuhaf....
Kim Yazdı: NaturelGS || Saat: 15:42 || Buna 2 Defa Bence Denilmiş...
28 Mayıs 2005
Hayata Dair... -3-Her denemede kendinden kaybediyorsun. Her denemede biraz daha kaybediyorsun kendini... Tamamen bu vadiyi geçmeye odaklanmış, başka bir şey düşünemez durumda...
Bir deneme daha.
...ve her seferinde biraz daha yenilmiş halde...
Her seferinde daha fazla acı... Her seferinde daha fazla derine...
Kendini kandırmak için, bir deneme daha... Başarısız olacağını gözardı ederek, gözlerini gerçeklere kapayarak karşıya doğru büyük bir sıçrayış...
Her şey onun tarafını tutuyor... Her seferinde daha fazla acı...
Kim Yazdı: VaGa || Saat: 15:38 || Buna 2 Defa Bence Denilmiş...
29 Mayıs 2005
Hangisi Gerçek?
Hangisi gerçek?
Gündüz mü,
Yoksa gece mi?
İkisini de yaşıyorum.
Çok hızlı değişiyorlar.
Ve bazen;
Aynı anda yaşıyorum.
Ayırt edemiyorum ikisini.