Okumadan önce çalkalayınız.
08 Mayıs 2009
Gidiyorsun, Gidiyorsun Da...
Yine alıp başını gidiyorsun.
Gidiyorsun, gidiyorsun da, nereye?
Sana söylüyorum, duymuyorsun ki, dinlemiyorsun.
Sana gitme demiyorum, git
Ama nereye?

Yine alıp başını gidiyorsun,
Gidiyorsun, gidiyorsun da, ne zaman döneceksin?
Canın mı sıkkın senin,
Buranın havasını,
Veya renklerini mi beğenmedin
Yoksa aklını kurcalayan düşünceleri,
Kendinle birlikte mi getirdin, yollar boyunca?
-Ki sana gitme demiyorum, git
Ama ne zaman döneceksin?

Yine alıp başını gidiyorsun,
Gidiyorsun, gidiyorsun da, nasıl?
Gölgen olarak mı kalacak aklın arkanda
Yoksa gideceğin yerleri mi hayal ediyorsun küçük çocuklar gibi,
Gerçeklik payı olmayan, mutlu, sakin ve güneşli hallerini?
Aklının nerede olduğunu bilmediğin ihtimalleri,
Düşünmek bile istemiyorum ve zaten
Sana asla, gitme demiyorum, git
Ama nasıl?

Yine alıp başını gidiyorsun,
Hiçbir şey söylemiyorum.
Gidiyorsun, gidiyorsun da...
...ağlıyor musun sen?
Kim Yazdı: VaGa || Saat: 04:08 || Buna 2 Defa Bence Denilmiş...
HicBirSey.nnet
Kim Yazdı: faustus || 29 Temmuz 2009 || 14:22
Valla, ağlasam yeridir. Beğendim.
Kim Yazdı: misal-ben || 05 Ağustos 2009 || 14:50
Kalemin sağlammış. Ben de çok beğendim. Güzel yazı misal ben yazamam böyle bir yazı. Ağzımdan çıkmayanı yazamam ki. O giderken önüme bakıyordum ben,  ne kızın ne şaşkın.  Hep giderdi zaten, ya ben gelirdim ya da o. Sonra kaldırdım başımı gözlerim uzaktaydı sanki ona erişemezdim artık. Baktım gizem dolu kahverengi saçlarına dalga dalga, bukle bukle. Gitmez,  zaman durur sandım çünkü benim için zaman durmuştu. Zaman yeniden başladığında elimde onun verdiği gül yaprağı vardı. Uzun saçları yoktu da bir kurumuş gül yaprağı vardı avucumda.  Neyse yukarıdakini okuyan kişi zaten  bulur kendini. Söylenecek söz yok.