Yalnızken
Rüzgar, yalnızken güzel,
Bulutlar da öyle...
Güneş batarken, bütün o renkler,
Sonra kuşlar, kuşlar,
Ötüşleri, yalnızken güzel...
Altın kumsal boyunca çakıl taşları, deniz,
Hem bu dağlar da öyle...
Uzakta insan sesleri, gülüşmeler,
Bütün o kahkaların sahte yansımaları,
Ufka doğru iç çekmek, yalnızken güzel...
Sıçrayıp duran yunuslara bakakaldım,
Ve ayaklarıma kadar kapanmış palmiyeler,
Bir görsen, çılgınca bana koşan bir Golden,
An geldi, derin bir uykudayım sandım,
Ama bu zakkumların kokusu, inan yalnızken güzel...
Sıcağın sıkıcılığı hiç bu kadar zevk vermemişti,
Ki gölgelerde oturmak yalnızken güzel...
Bütün o küçük ve serin öpücükler,
Tek kadeh şarap,
Tek bir kadeh
Ve teklik, yalnızken...
Sözlerim, sanki, yalnızken o kadar güzel değil,
Ama gözlerin, yalnızken güzel -ki yanımda olsalar, tasalanmazdım...
Yine de gökyüzüne, onları bulmak için baktım,
Sen göremeyeceksin;
Gökyüzü, yalnızken güzel,
Yıldızlar da öyle...
...ve gündüzler nasıl kalabalık ise,
Akşamlar, yalnızken güzel...
Rüzgar, yalnızken güzel,
Bulutlar da öyle...
...ve çıkarken, neşeyle bulutların üstüne çıkıyorum,
Ama düşerken, hep sana düşüyorum,
...niye?
Kim Yazdı:
VaGa || Saat: 23:39 ||
Buna 3 Defa Bence Denilmiş...