Kör Doğdum...
...ben,
hiç göremedim, gördüklerinizi...
Dokunduğumu canlandırdım sadece,
hayal gücümün derinliklerinde...
...göremeden yaşadım...
Görmeden attım her adımımı...
Bakamadan yaşadım,
her anımı...
Ve ben...
Bu yüzden,
hiç ağlamadım...
Sadece...
Öğrendim...
Düşmeyi...
Düşlerimin içinde her günümü...
Başlangıçlarını ve sonlarını,
hatıralarımın...
Düşünmeyi...
Haddim kadar gülebilmeyi...
Sevgiyi...
Sevmeyi ve sevilmeyi,
ölüm kadar ansız misafirliği...
İntihar'ı...
Peşi sıra yanlızlığı...
Öğrendim...
Büyümeyi...
Büyüdükçe yanlız kalan yanlarımı...
Tüm bilmeceleri...
Ve cevaplarını...
Çocukluğumun körebelerinde,
göremeden arayışım gibiydi,
büyümek...
Hep öğrendim...
Sık sık dinledim...
Hiç bilmedim.
Bakmadan göremedim...
Gördüklerime bakmayı,
öğrendim...
Harfleri keşfettim...
Kendi anlamları dışında, iki satır arasında cümleleri yineledim...
Sık sık yazdım...
Anlattım...
Anladım.
Her an'a yeni baştan, yine başladım.
Art arda yaşadım...
Acıyı, tatlıyı...
Dilim yandı ara ara...
İnsanlar tanıdım, menfaat çadırında...
Eller tuttum...
Üşüyen kimliklere anlam inşaa ettim...
Büyüttüğüm çocuklarım oldu.
Tek taraflı aşklarım...
En çok annemi sevdim...
İlk o sevdiği için.
Emeklemeden, yürüdüm ben...
Hızlı koştum...
Çok koştum, fazla düştüm.
Düşlerim için düştüm zaman zaman...
Kimseler anlamadan...
Öldüm...
Bir intihar sevabına ortak oldum...
Metruk attım boşluğa...
Tutundum kendi aşkıma...
Dedim ya...
Sık sık öldüm.
Bilemedim, zararların vebalini...
Onu da öğrendim...
Ölsem de bir, ölmesem de bir...
Sonra farkettim...
Sürekli...
Öğrendim...
Ne için yaşadığımın anlamı oldu, avuçlarımda...
neden öleceğime cevaplar buldum sonunda.
Anlamsız ölmemek adına,
nefesler aldım sırayla...
Allah için hiçbir şey yapmadım...
"Bu gün Allah için ne yaptın?"
Hiçbir gün cevap bulamadım...
Yapamadım...
İzin alamadım,
nefsimin hakimiyeti ve rahatlığı altında...
Alışkınım hesap vermeye,
doğmayan yanıma...
Yarın'ı yaşayacağımı da biliyorum...
Sonraki her günü...
Ne zaman öleceğimi de...
Çünkü;
öğrendim ben!
O kadar içimde şeytan...
O kadar kontrolundeyim, ömrümün...
O kadar günahkarım, izindeyken dünümün...
Sonra, sonra...
Konuştum...
İfade ettim kendimi...
Deveye hendek atlattım.
Zor oldu...
Başardım...
Beni karanlığımdan saklayacak, yalancı mumlar diktim.
Her gecemin köşesinde...
Ateşler yaktım...
Aydınlattım...
Işık saçtım, dünya üstüne...
Yeminler ettim..
Kararmayacağım diye...
Sorular sordum anneme...
Annemin cevapları gibi,
günahlarıma baktım...
Elimi uzattım, kendimden içeri...
Cehnnemi tattım...
Sıcaktı, kalp atışlarım...
Kaç kişiyle yaşadım...
Hiç saymadım...
Yaşadım...
Kendi öz güvenimde,
insan kandırdım...
Beyaz beyaz yalanlar savurdum gün ışığında...
Aydınlığımın aksine karanlık saçtım ara sıra...
Çok insan yaşadım...
Görülmeyenlere baktım.
Onları da anlattım...
Öğrendim...
Vaktim dolmuş...
Çok şey gösterdim...
Nasıl geldiğimi bilmeden,
gidişimi öğrettiler...
Söylediler...
İşin bitti...
Artık...
Başka bir rahimde...
Tekrar "doğ" dediler...
Tekrar canlan...
Doğumum sancısız bir çığlığın bekaretinde gizlenmiş, susuz kalan bir ömrün büyümesini engellemiş gibi ihtiyaçtı ağlamaya...
Öldüğüm gibi...
Tekrar tekrar doğmaya...
Yaşamıyorum,
yaşatılıyorum...
Başladığı yerde bitiriyorum...
öğrendim...
Düşlerimin içinde yazdığım her cümlede düşmeyi...
Ve tekrar yükselmeyi...
Öğrendim...
Çocukluğumun göz yaşları arasında...
Ben hep...
Kör ebeydim...
Bulduğumu yeniden başlangıç için doğuma hazırlardım...
Bulduğumu hatırlaması için yazardım...
Umduğumu bulduğum zaman,
sık sık ağlardım...
Öğrendim!
Sonunda...
Kör doğdum...
Ben,
kör öleceğim...
Kim Yazdı:
byNefes || Saat: 01:54 ||
Buna 5 Defa Bence Denilmiş...