* İşte, en sevdiğim sahnelerden biri... Araba kazası sahnesinde, izleyicinin aklı bir sonraki sahneyi düşünürken, aslında film büyük bir ipucu veriyor.
Bu sahneyi en başından alalım.

* Havalimanından gelen, arabayı getiren adamımız arabadan iniyor ve "Mr. Durden" diyor. Bu sırada 1 saniye bile sürmeyen uzunlukta bir aralıkla karşılaşıyoruz. Bunu sinemada fark etmek çok zor oluyor. "Mr. Durden" dediği sırada tamamiyle Edward Norton'a bakıyor ve Edward Norton da kafasını o yana çeviriyor. İzleyici bu sahnede "Sokakta korna çalınsa bir kişi değil, birkaç kişi bakar." gibi bir düşünceye girebilir; ancak filmin başındaki "Ben biliyordum, çünkü Tyler biliyordu." tuzağı tekrarlanmış. (Zaman: 1:37:24)

* Edward Norton, şoför koltuğunun yanındaki kapıdan değil, şoförün kapısından içeri geçip sağa yanaşıyor. Yani aslında arabayı kendisi kullanıyor.
(Zaman: 1:37:37)

Ve araba yoldan çıkıyor. Bunu dikkatlice izlemek mümkün değil, çünkü film bu noktada seyirciye düşünme payı bırakmıyor: Edward Norton şoför koltuğundan dışarı çıkıyor. Tyler Durden ise sağ taraftan. Kaza anında arabanın içinde yer değiştirmeleri mümkün değil, çünkü emniyet kemerleri bağlı. (Aslında arabadan ters çıkışlar, bilinçli bir şekilde yapılmamış. Yani bu olay az daha "film hatası" olarak kayda geçecekti; ancak yönetmen filmi incelerken fark etti ve böyle kalmasının daha hoş olacağını düşündü. Bence de hoş olmuş, buradan yönetmene selamlarımı yolluyorum.) Eğer arabanın başını sonunu kestiremezseniz, kazadan önce arabada Tyler'ın ve Jack'in arkasındaki tiplerin hangi kapıdan çıktığına bakabilirsiniz. (Zaman: 1:49:19)

* Filmin en güzel sahnelerinden biri daha...
Araba kazasından sonra Jack yatağında yatarken Tyler ona "gördüğü dünyayı" anlatıyor. Bu sahnenin sonunda Jack'in başında bir yara görüyoruz.
Sonra kapı kapanıyor.
Bir sonraki sahnede film yapımcıları, izleyicilerin aklında "ertesi sabah" izlenimi yaratıyor. Jack, "Tyler?" diye aranırken, bir sonraki karede Jack'in başındaki yaranın gitmiş olduğunu görüyoruz.

Yani, aslında gösterilen sabah, kazanın olduğu günün ertesi sabahı değil, belki haftalar sonraki bir sabah. Ve bu süre içinde; Jack, Tyler Durden kişiliği ile eyaletleri gezip her şehirde bir dövüş klubü açıyor. Jack bu sahnede soruyor: "Uyuya mı kalmıştım?.. Uyumuş muydum?.." * Bu da hoşuma giden bir görüntü... Koyayım dedim. Tablo da boş kalmaz böylelikle eheh... Dolu gözüksün, zengin gösterir...

* Bu sahnede, arka taraftaki sinema salonunda gösterilen filme dikkat ediyoruz: "Seven Years In Tibe" "Seven Years In Tibet" 1997 yapımı, Brad Pitt'in yine başrol oynadığı bir film; ancak filmin bu sahnesinde bazı harfler gözükmediği için (ve "Tibe" yazıldığı için) izleyici bunu hemen fark edemiyor. (Zaman: 1:59:57)
Ayrıca 1996 yapımı "The People vs. Larry Flynt" (Norton başrol oynamıştı) ve 1997 yapımı "The Wings of the Dove" (Carter başrol oynamıştı) filmlerinin isimleri daha uzakta yer alıyor, ancak görünmüyor(muş, valla ben de göremedim =))
* Edward Norton'un merdivenlerden yuvarlandığı sahne, yönetmen David Fincher'ın isteği tarafından tam 12 kez çekildi. Ama ilk çekilen sahne filme konuldu. (Zaman: 2:09:20)

* Araba kazası sahnesinden sonra, Tyler ortalıklardan birden yok oluyor. Jack de onu aramaya çıkıyor ve eyalet eyalet gezerken izleyiciye şunu diyor: "I had the strangest feeling of Déja Vu, everywhere I went I felt like I'd already been there before." (Garip bir Déja Vu hissim vardı. Sanki gittiğim yerlere daha önceden gitmiştim.) Zaten "Tyler" olarak gitmişti ve aslında bu bir Déja Vu değildi.

* Filmin sonundaki patlayan binalar Fox şirketinin binalarının tasarımında ve bilgisayar ile bu sahneye taşınmış. Film yapımcıları, yasal gerekçelerden korktukları için gerçek binaları kullanmak istememiş.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10

Fight Club Film İncelemesi - Filmdeki Hatalar - Soundtrack Bilgileri
- Örtülü Reklamlar